Yazı Boyutu :
İzmir 2. Ulusal Hukuk Kongresi Yapıldı
İzmir 2. Ulusal Hukuk Kongresi Yapıldı

Adli yargıda geçici hukuki koruma tedbirlerinin masaya yatırıldığı kongrede, tutuklama ve yakalama tedbirlerinin gerekçeleri konuşuldu.

Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, HSYK 1'nci Dairesi Başkanı İbrahim Okur, Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Çoşar ve çok sayıda hukuk profesörü İzmir'de düzenlenen hukuk kongresinde buluştu.

İki gün süren kongrede tutuklama, yakalama, iletişim tespiti gibi yargıda hukuki korumalar değerlendirildi.

Hukuk Merkezi Başkanı Av. Metin Özyurt, "Amacımız, ülkemizin üzerindeki vesayet rejimini sonlandırmaya yönelik açılmış olan davalarda yapılan uygulamaların evrensel hukuka uygunluğunu, bu davalar üzerinden yapılan tartışmaların ne derece sağlıklı ve önyargısız olduğunu tartışmaya açmaktır." dedi.

Hukuk Araştırmaları Merkezi, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Türkiye Barolar Birliği'nin katkılarıyla düzenlenen kongrede konuşan Profesör Doktor Yusuf Karakoç, sorunların konuşularak çözüleceğini söyledi.

Karakoç,"Konulan kuralları uygulayan ve yargılayanlar biraraya geldiler ve getirildiler. Doğru yapanlar yanlış yapanlar, eleştirenler eleştirilenler, kendilerini ifade edebilecekler. Adli yargının sorunlu konularından geçici hukuki koruma tedbirleri tüm tarafların katılımıyla enine boyuna tartışılacak." diye konuştu.

Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak, yargılamada koruma tedbirleri konusunda; "Kabul edilen görüş tutuklamanın asıl olmadığı tutuksuz yargılamanın asıl olduğu, tutuklamanın istisnai bir durum olduğudur. İstisnai bir durum olan bu şey de yasalarda tek tek belirtilmiş, tek tek belirtilen bu hususlar yerine geldiği taktirde, bunun ceza yerine geçmemek kaydıyla tutuklama hakimin takdirine bırakılmıştır." dedi.

HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur da savcıların fiziki çalışma koşullarına değinerek, bir savcıya bir katip düşmediğini, bazen iki, bazen üç savcıya bir katip düştüğünü, savcıların bir ofisinin dahi bulunmadığını söyledi. 

Bu nedenle soruşturmaların etkin yapılamadığını dile getiren Okur, soruşturmaların uzaması, deliller tam olarak toplanamadığı için yargılama aşamasında mahkemenin delil toplamak zorunda kalması gibi sorunlar yaşandığını, bunun da beraberinde uzun yargılamaları getirdiğini belirtti. Tam da bu noktada geçici koruma tedbirlerinin "geçici olma" özelliğini yitirdiğini ifade eden Okur, şöyle konuştu: 

"Hepimizin hassas olması gereken nokta bence burası. Bakmamamız gereken işlere bakıyoruz, çok ağır iş yükü var. Tüm bunların arasında eğer biz koruma tedbirlerini uygularken titiz davranmazsak, dikkatli davranmazsak, o zaman geçicilik vasfını yitiriyor. Açılış konuşmalarında da değinildi. Biz hukukta tedbirleri teslim etmiş oluyoruz. Cezada özelikle tutuklama tedbiriyle cezayı infaz etmiş oluyoruz. Bu gerçekleri göz önünde tutarak, hakim ve savcı arkadaşlarımın da tedbirleri uygularken çok daha titiz davranması gerekir. Alternatif tedbirleri göz önünde bulundurmak, ölçülülük ilkesine dikkat etmek, orantılılık ilkesine dikkat etmek, masumiyet karinesini ihlal etmemek gibi yükümlülüklerimiz var. O nedenle bu kongre, gerçekten uygulamaya ışık tutacak, uygulamadaki sorunların masaya yatırılacağı çok önemli bir kongredir." 




DUYURULAR